Tarihi ve Turistik Yerler

Kızılcahamam

1 Mahkeme Ağcin Köyündeki BizAnalılar dönemine ait Kiliseler ve yerleşim yeri. Mahkeme Ağcin Köyü Kızılcahamam'a 18 Km. Çeltikçi beldesine ise 10 Km. mesafede bir köyümüzdür. Adından da anlaşılacağı üzere, Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarından sonra ilk mahkemenin ve Kadının bu köyde köy girişindeki büyük Ceviz ağacının dibinde kurulduğu söylenir. Köy ismini de buradan almıştır. BizAna dönemine ait kiliseler ise coğrafik yapı olarak Nevşehir - Ürgüp yöresinin toprak yapısına benzerdir. Yaklaşık 10'a yakın kilise ve yerleşim yeri şuan köylülerce odunluk, ağıl ve kiler olarak kullanılmaktadır. Tarih bilinçsizce olarak tahrip edilmiş fakat korumak ve yok olan bu tarihi tekrar yaşatmak ve gelen turistlerin ziyaretine açmak için çokta geç kalınmış sayılmaz. Bunun yanı sıra yine aynı köyümüzde hemen kiliselerin bitişiğine yapılan köy camiimizin de çok uzun bir tarihi olduğu üzerinde bulunan yazıttan bellidir.

2Alicin deresindeki Sümela manastırına benzeyen 6 katlı mağaralar, Yine ilçemize yaklaşık 21 Km. mesafede bulunan Alicin deresi Sümela manastırları, dere yamacındaki sarp kayalara kimden ve hangi kavimden kaldığı bilinmez mağaralar atıl durumda ziyaretçilerine açılacağı günü beklemektedir.

3Başköy Kalesi, 1402 Ankara Meydan muharebesinde Yıldırım Beyazıt ve Aksak Timur arasında geçen savaşta, Yıldırım Beyazıt'ın askerlerini konakladığı yerleşim yerlerinden. Başköy kalesi 7 katlı ve sarp kayaların oyulmasıyla yapılmış, bir kapısının dere yatağının inişinde olduğu fakat zamanla oluşan heyelanlar sonucu kapandığı ve şimdiye kadar bu kaleye kimsenin giremediği söylenmektedir.

4Taşlı Şeyhler Köyü ( Anadolu Efsanesi ) Taşlı Şeyhler (Taşlıca) köyü ilçemize 17 Km. uzaklıkta, geçimini hayvancılıkla yapan tipik bir Türk köyüdür. Oruç Gazi ve Anadolu'ya isim analığı yapan " Doldurun yavruların, Anadolu, Doldurun Askerlerim, Ana DOLU " diyerek yaşadığımız topraklara ismini veren Türkmen kadını Kırgız ebenin yaşadığı ve şuanda türbelerinin bulunduğu köydür taşlıca. Alaaddin Keykubat askerleriyle Başköy kalesinden seferden dönerken askerlerinin aç, susuz olması bir orduyu bitap düşürmüştür. Bir bakraç ayranla tarlasına giden Kırgız ebe, askerlerin bu durumunu görünce yanıbaşında bulunan yalak taşına bir bakraç ayranı dökmeye başlamış ve askerlere " İçin oğullarım. Mataralarınızıda doldurun Yiğitlerim, demiş. Bir orduya yeten ayran aynı zamanda askerlerin mataralarını da doldurmuş. Bu arada askerlerle Kırgız ebe arasında geçen bir konuşma sonucu bu gün üzerinde yaşadığımız topraklar genel adını almış. ANADOLU
" İçin yiğitlerim, Doldurun yavrularım"
"Ana doldur"
"Doldurun oğullarım"
"Ana dolu"
Kırgız ebe ve oğlu Oruç Gazi Anadolu erenlerindendir. Türbeleri oruç gazininki köyün girişinde, Kırgız ebenin türbesi ise köyün çıkışında kösten yolu üzerindedir. Sanki analı oğullu köyü iki koldan bekler gibiler.

5Gelin Kayası, Yine Taşlı şeyhler köyünde bulunan gelin (Nigar) kayası, bundan yüzyıllar evvel Rumların yaşadığı ve yerleştiği Kostantin'in hükümdarlık yaptığı zamanlardaki şu anki ismi Kösten olan köyde yaşanmıştır. Kösten de yaşayan zengin bir ailenin Rum oğlu Taşlıca köyündeki Nigar Türkmen kızına aşık olmuş. Nigar gelin yine kendi köyünde yaşayan ve hayatını çobanlık yaparak idame eden bir erkeğe gönlünü kaptırmış. Fakat varlıklı ailenin tek oğlu olan kösten'li genç cebren Nigar kızla evlenince, birde nispet olsun diye Taşlıca köyü sırtlarında gelini alıp giderken davul çalmaya başlamışlar. Bu arada Taşlıca da yaşayan Oruç Gazi (Kırgız ebenin oğlu) " Hey ağalar, Cebren kızı sevdiğinden aldınız, bari davul çalıp ta bu insanların yüreğini dağlamayın" der. Rum baba gülerek " Çalarsak ne olur, biz öyle veya böyle istediğimize sahip oluruz, varsa ki gücün hadi engel ol" gibilerinden sözler sarf eder. O arada Oruç Gazi hazretleri ellerini semaya kaldırarak " Ya Allah'ım nasıl bilirsen öyle yap" der ve yalvarmaya başlar. Birden bir fırtına bir fışık kopar ve gelin alayı köyün sırlarındaki yamaca kervanıyla birlikte taş olur. Bundan 10 yıl öncesine kadar gelin kayasında filizlenen elma fidanının bu günlerde olmadığını gördük. Elma fidanının çıkmasının nedeni ise eskiden gelinlerin heybelerine elma koyarlarmış, Gittiği evde bereketli olsun diye. Bu fidanında Nigar kızın heybesindeki elmadan dolayı taşın içinden filizlendiği söylenmektedir.

6Kızılcaören köyünde Yunus Baba türbesi. Kızılcaören köyü ilçemize İstanbul yönünde 5 Km.dir.

 

7Şeyh Ali Semerkand Hz.Türbesi; Şeyh Ali Semerkand Hazretleri Hazreti Ömer'in iki erkek çocuğundan büyük olanıdır. Semerkand Hz. Kardeşi ise Ahmed-i Kebir dir. Semerkand Hazretlerinin türbesi Çamlıdere ilçesinde bulunmaktadır. Çamlıdere ilçemize 38 Km. mesafededir.

8Ahiler (Mustafa Kemal Paşa Mahallesi) Ahiler halk deyimiyle Ahlar köyü yerleşim merkezi olarak ilçemizin güney batısında bulunmakta ve 1 Km. mesafededir. Tipik bir köy niteliğinde olan köyümüzde Türk mimarisinin bütün özelliklerini taşıyan figürler ve motiflere rastlamak mümkündür. Ahiler köyü, köyden kente göç dönemi içinde haylice nasibini almış olmalı ki şu anda hane sahibi bir parmağın eli kadardır. Gençleri çalışmak için ilçe merkezine yerleşince köy ihtiyarlara kalmış. Zamanla bu yoğunlukta kaybolunca şu an köyümüz (mahallemiz) aktif köy hayatına veda etmiş. Yeni yerel yönetimin başındaki belediye Başkanımız Adem Özbekler, Ahiler köyünün bu durumunu değerlerdirmek amacıyla Ankara Gazi Üniversitesi ve diğer Üniversite ve Fakültelerle irtibata geçerek bu köyün restore çalışları sonucu cazibe merkezi haline geleceğini anlatmış. Gelen araştırmacılarda bu gerçeğin altını çizerek Belediye Başkanımızla hem fikir olup buranın koruma altına alınmasını, buradaki mimarinin korunmasını ve restorasyon çalışmaları sırasında hassas bir çalışma yapılmasını mimarinin hiç bozulmadan eskiye bağlı kalarak yenilenmesi istemiş. Şu anda bu proje bazında ve çalışmaların kaynak bulunmasıyla başlanacağı söylenmektedir.

9Roma Hamamı, Romalılardan kalma hamam şuan belediyemiz Kaplıca tesislerinin üst kısmında bulunan belediye Parkı içindedir. Aksak Timur'un ayağını şifa için soktuğu ve " Bre Kızıl Hamam " diyerek ilçemizin de isminin buradan geldiği söylenilen bu rivayette aksak Timur ayağını termal havuza sokup çıkartması bir olmuş. Şu an kullanılmayan ve hiçbir restore çalışması yapılmamış olan Roma hamamı gelen ziyaretçiler tarafından sadece tel örgülerin ardından uzaktan uzağa seyredebiliyorlar.

7/24 Hizmetinizdeyiz

7/24 Hizmetinizdeyiz 444 2 443

Her türlü soru ve görüşleriniz için bizi arayabilirsiniz.
BONUS CARD MAXIMUM CARD WORLD CARD ASYA CARD